Detayli bilgi ve rezervasyon için +90 532 580 77 88 numarali telefon ile irtibat kurabilirsiniz.

ORDU

ORDU HAKKINDA

Doğu Karadeniz Bölgesinin kapısı konumundaki Ordu ili, doğa güzellikleri, bitki örtüsü, mavi ve yeşilin kucaklaştığı kıyıları, koy ve kumsalları, hemen kıyı şeridinden başlayan dağları, yükseltilerindeki uçsuz  bucaksız ve birbirinden güzel yaylaları ile tarihin yanı sıra kültür ve doğa turizminde de geleceği parlak  bir şehirdir.  100 km.lik kıyı şeridi bulunan Ordu ili’nin 60 km.lik kıyı bölümü kumsallardan oluşmaktadır. Bu özelliği ile diğer Karadeniz illerinden farklı bir yapıya sahiptir. Yörenin dağlar ve ormanlar ile kaplı olması, zengin florası ve sukuneti ziyaretçiler için çekici bir  özellik olarak kabul edilmektedir. Ordu ilinin sosyal ve kültürel yapısı, turizmin gelişmesi için de oldukça  uygundur.  Henüz doğallığını koruyan ve diğer illere göre bozulmamış kıyılarımız, deniz turizmi potansiyelimizi  oluşturmaktadır. 

Zengin turizm potansiyeline sahip ilde kıyı turizmi, yayla turizmi, trekking, yamaç paraşütü gibi etkinliklere imkan sağlayacak unsurlar mevcuttur. Yöresel mutfağını tanımak ve Karadeniz’in lezzetli balıklarını  tatmak için Ordu’yu mutlaka gezip görmelisiniz.  

 

ORDU'DA GEZİLECEK YERLER

Ulugöl: Gölköy ilçe merkezine 17 km mesafede bulunan krater gölüdür. 250 m çapında olan gölde yaban ördeği avı yapılmaktadır. Çevresi ormanlarla kaplıdır. Kamp yapmaya uygundur. Turizme açma çalışmaları devam etmektedir.

Hoynat Adası: Perşembe ilçemizin en önemli tarihi unsurlarından biridir. Martı ve karabatak kuşlarının yaşadığı kuş cennetidir. Tepeli karabatakların yurdumuzda yuva yaptığı tek yer olarak bilinmektedir.

Ünye Kalesi: İlimiz Ünye ilçesinde Ünye-Niksar karayolunun 7. kilometresinde yolun solunda kalan, bir tepenin üzerinde kurulu, ilçenin 5 km güney doğusunda, 2500 yıllık bir kaledir. Kale köy sınırları içindedir.

Gölköy Kalesi: Gölköy ilçesi Kale mahallesinde yer alır. Tek kapılı geniş alana sahip olarak inşa edilmiştir. İlçeye hakim durumda, gözetleme ve savunmaya elverişli olarak yapılmıştır. Kale girişinin solunda silindir şekilli bir burç ve gözetleme kulesi yer almaktadır. 1997 yılında UNESCO tarafından Dünya Antik Eserler Listesi'ne alınmıştır.

Bolaman Kalesi: Doğu Karadeniz kıyısında zincirleme bir şekilde inşa edilmiş kaledir. Gözetleme ve karakol görevi için, iç ve dış olmak üzere iki bölümden oluşmuştur. İç kale kalenin batı ucunda yer almakta, çok yüksek duvarlardan oluşmuş, kesme taşlar kullanılmıştır. İç kale üzerine 18. yüzyılda ahşap bir konak yapılmıştır. Kademoğlu Konağı olarak bilinen bu ev, iç kale üzerine çift cumbalı olarak yapılmıştır. Bölgemizin sivil mimarlık örneğini teşkil eder.

Taşbaşı Kültür Merkezi (Eski Cezaevi-Kilise): Ordu il Merkezi Taşbaşı Mahallesi, kentsel SİT alanı içerisindedir. 1853 yılında yapılmıştır. 10 Nisan 2000 tarihinden itibaren Kültür Merkezi olarak kullanılmaktadır.

Paşaoğlu Konağı (Etnografya Müzesi): Ordu Müzesi, il merkezinde Selimiye Mahallesinde (Boztepe yolu üzerinde) bulunmaktadır. İlimizdeki tescilli eserler arasında son derece zengin bir taş işçiliğine sahip konak 1896 yılında Paşaoğlu Hüseyin Efendi tarafından yapılmıştır. 19.yy. sivil mimarimizin en güzel örneğini teşkil eden konak, zemin ile beraber üç katlıdır.

Paşaoğlu Konağı; Kültür ve Turizm Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından 1982 yılında kamulaştırılmış, 1987 yılında onarımı tamamlanan konak "Paşaoğlu Konağı ve Etnografya Müzesi" olarak hizmete açılmıştır. 2.121 adet eser bulunmaktadır.

Osman Paşa Şadırvanı: Aslen Ordulu olan Trabzon Valisi Hazinedarzade Osman Paşa tarafından 1842 yılında yaptırılmıştır. 1937 yılında yıktırılmış, 1997 yılında Ordulu işadamı Fahri Çelebi tarafından Ordu Belediyesi öncülüğünde aslına uygun olarak yeniden yaptırılmıştır. Ülkemizde sütunları en yüksek şadırvanıdır.

Boztepe: Ordu şehri Boztepe'nin yamaçlarına serilmiştir. Denizden 550 m yükseklikte olup, ilimizin tüm güzelliklerini, Karadeniz'in muhteşemliğini Boztepe'den seyretmek doyumsuzdur. İl merkezine 6 km asfalt yolla ulaşmak mümkündür. Yeme-içme ve dinlenme tesisleri ile ormanlık piknik alanları mevcuttur.

Yasonburnu Yarımadası: Perşembe ilçe merkezine 15, il merkezine 28 km mesafede Çaytepe köyü sınırları içindedir. Yasonburnu üzerinde 1869 yılında yapılmış bir kilise mevcuttur.

Çaka Kumsalı ve Mesire Yeri: Perşembe ilçesinin en doğal köşelerinden biri olan Çaka Kumsalı Hoynat adası yakınındadır. Ekolojik kirlilikten uzak kalmış nadir plajlardandır. Çaka beyaz kum plajında her türlü ihtiyaca cevap verecek tesisler bulunmaktadır.

Efirli Plajı: Perşembe ilçesinin doğusunda Ordu il sınırları içinde bulunan Efirli Plajı, uzun yıllardan beri ilimizin önemli tatil yerlerinden biridir. Kamuya ait tatil kamp yerleri ile bilinen Efirli plajında yaz aylarında yeme-içme yerleri, müzik, eğlence mekanları hizmet vermektedir. Plajda gözetleme kulesi, cankurtaran ve atlama iskelesi bulunur.

Kaplıcalar: ilimizde şifalı sular içerisinde en önemlisi Fatsa ilçesindeki Sarmaşık Kaplıcalarıdır.

ORDU'DAN ALINABİLECEK DOĞAL ÜRÜNLER

Ordu’da tamamen doğal ve el yapımı ürünler arasında bal, turşu çeşitleri, fındık, fasulye, bu topraklardan toplanmış çaylar, kestane balı ve fındık ezmesi gibi ürünlerden satın alabilirsiniz.

GİRESUN

GİRESUN HAKKINDA

adını kirazın ana yurdu olduğu ve bu nedenle de o zamanlar kiraz anlamına gelen Kerasus veya Keresea kelimelerinden alan, fındığın başkenti, turizme elverişli yaylalarıyla Doğu Karadeniz'in gizemli şehri Giresun. İşte konumu, kültürel değerleri ile her mevsim gezilip görülmeye değer eşsiz güzelliklere sahip Giresun'un tarihi ve turistik yerleri...

 

GEZİLECEK YERLER

Giresun'u Yerlisi Gibi Dolaşmak İsteyenler İçin Gezilecek Yerler
Yıl boyu yağış alması sayesinde ziyaretçilerine yeşilin en güzel tonlarıyla ağırlayan Giresun'da gezip görülecek, keşfedilecek pek çok yer var. Ancak keşfe kesinlikle boylu boyunca uzanan yaylalar ile başlamalısın! Yeşile doyacağın yaylaların havasında huzur bulduktan sonra ise Giresun'un en özel köşelerini bir Giresunlu gibi dolaşmaya hazırsın. Peki Giresun'da nereleri görmeliyim dersen hepsini senin için bir araya getirdik.

Kümbet Yaylası
Giresun'a geldiğinde görmen gereken ilk yer kesinlikle Kümbet Yaylası olmalı. 1640 metre rakımda yer alan Kümbet Yaylası, Giresun'un Dereli ilçesinde yer alıyor. Giresun ziyaretini yaz aylarında yapıyorsan Kümbet Yaylası'na Dereli ilçesi üzerinden dolmuşlarla gidebilirsin. Ancak kış aylarında çetin olan hava koşulları sebebiyle yaylaya dolmuş bulmak zorlaşabiliyor. Eğer kışın da gidip yaylanın üzerini örten karlı manzarayı izlemek istersen yerel acentelerin turlarını tercih edebilirsin.

Göl Yanı Yaylası
Küçük bir göl, alabildiğine yeşil ve tertemiz hava… Aradığı şey şehrin stresinden uzakta huzur bulmaksa Göl Yanı Yaylası tüm güzelliği ile seni bekliyor. Giresun yaylaları arasında vazgeçilmezlerden olan Göl Yanı Yaylası, merkeze yaklaşık 40 km uzaklıktaki Yağlıdere ilçesinde bulunuyor. Son yıllarda popülerliği artan yayla, yaz aylarında bir hayli kalabalık oluyor. Sakin bir ziyaret olsun dersen, yaylanın en güzel zamanlarının bahar ayları olduğunu unutma!

Giresun Müzesi
Yayla keşiflerin bittikten sonra Giresun'un tarihinde bir yolculuk yapmak istersen Giresun Müzesi'ni, diğer adıyla Gogora Kilisesi'ni ziyaret edebilirsin. 18. yüzyılda bir Ortodoks kilisesi olan yapı, günümüzde Giresun bölgesinden çıkarılan ve tarihi eski tunç çağına kadar uzanan pek çok esere ev sahipliği yapıyor. Sen de bu özel eserleri görüp hem yapının atmosferini içine çekebilir hem de Giresun'un köklü tarihinde sıra dışı bir gezintiye çıkabilirsin.

Giresun Kalesi
Seni şimdi de Giresun'u kuş bakışı izleyebileceğin harika bir yere götürüyoruz. Pontus Kralı Mihridates'in oğlu Farnakes tarafından milattan önce yapıldığı düşünülen Giresun Kalesi, iç ve dış olmak üzere iki ayrı kaleden oluşuyor. Ünlü yapıdan geriye çok az kalıntı kalmış olsa da sahip olduğu muhteşem manzara ile görülmeye değer. Unutmadan Atatürk'ün koruma komutanlığı görevini üstlenen Topal Osman Ağa'nın mezarının burada olduğunu da hatırlatalım.

Giresun Adası
Karadeniz'in 2 adasından biri olma özelliğini taşıyan Giresun Adası, aynı zamanda Karadeniz'in yaşanabilir tek adası. Giresun'a eğer yaz aylarında gitmeyi planlıyorsan bu muhteşem adayı mutlaka ziyaret etmelisin. "Peki adaya nasıl ulaşırım" dersen tekne seferlerinin düzenlendiği Giresun Adası, yaklaşık 30 dakikalık bir yolculuğun ucunda seni bekliyor. Eğer ada havasını yaşamak istiyorsan bu teknelerden birine atlaman yeterli.

Tirebolu Kalesi
Giresun'a kadar gelmişken çayın ve fındığın ana vatanı olarak kabul edilen Tirebolu'yu ziyaret etmeden olmaz. Havasıyla ve şirin atmosferiyle dikkat çeken Tirebolu'nun sahilinde kendini huzurun merkezinde hissedebilirsin. Tirebolu'da mutlaka görmen gereken yer ise kesinlikle Tirebolu Kalesi! Manzarasıyla büyüleyen kaleye mutlaka çıkıp manzaranın tadını çıkarmalısın.

GİRESUN MUTFAĞI

Karadeniz kıyılarında, zengin bir mutfağın merkezinde olduğuna göre Giresun'da birkaç kilo almayı göze almanda fayda var. Çünkü çok zengin, çok iddialı sofralar Giresun restoranlarında seni bekliyor. Karalahana için Giresun mutfağının başrolünde olduğunu söyleyebiliriz. Bu sebeple karalahana ile yapılan çorbayı, yemeği ve dolmayı yemeden Giresun'dan dönme deriz.
Giresun da Karadeniz'in pek çok şehrinde olduğu gibi balığa doyabileceğin yerlerden. Eğer hamsiyi seviyorsan Karadeniz'in serin sularından çıkan hamsinin tavasını, buğulamasını ve hatta pilavını mutlaka denemelisin. Özellikle Tirebolu'daki balık restoranlarında hem mezenin hem de balığın en tazesini bulabileceğini de buraya not düşelim.
Görele pidesinin şanını duymayan yoktur sanırız. Haliyle Giresun'a kadar gelmişken Görele pidesinin tadına bakmadan dönülmez. Karadeniz'in özel tereyağı ile yapılan pidenin tadına bayılacağından hiç şüphemiz yok. Unutmadan fındığın bir başka olduğu topraklardasın. Giresun'a özgü bir tat olan fındıklı kadayıfı mutlaka denemelisin. Bu özel tatlıyı en güzel Tel Kadayıfçı Mustafa Patar'ın yaptığını da söylemeden geçmeyelim.